BİR AŞK HİKAYESİ

Bütün duygularım ağır yaralı, damarlarımda senin eksikliğin – kalbimde ise sensizliğin anlatılmayan acısı var… Boğuşuyorum acılarla, gücüm yetene kadar… Yalnızım, sensizim, biçareyim… Yıldızlar seçiyorum kendime, gökyüzünden… Yıldızlar, hani parlak olanlardan, ışıl ışıl hani… Gözlerin gibi… Güneşe ellerimi uzatıyorum yakmıyor eskisi gibi, hatta üşüyorumda biraz… Yokluğun üşüttü beni… Varlığınla yokluğun arasındaki fırtınalardayım… Tüm sözler; bir varmış, bir yokmuş diye başlıyor artık… ve bir bakıyorum sadece yoksun… Önce gözlerin kaybolmuş gözlerimden hani o yıldızlar gibi parlayan, ardından ellerinin sıcaklığı gitmiş, saçların ya o saçlarına ne demeli, saatler boyu kokladığım… Karşımda bir şey duruyor ama bulanık gözlerim, göremiyorum… Sen misin yoksa sensizliğin gölgesimi… Ne olur ben değilim de, ne olur dönmedim de, ne olur bana yeniden yaşatma aynı acıları… Bir daha kaybetmeyi kabullenemez bu beden… Üşür oracıkta, yıkılır yere… Gücün yetmez ruhumu taşımaya, derdimi çekmeye… Tükendim artık sevgili ne olur anla beni… Gözlerine baktığım günler gelsin aklına ama şunu unutmaki, hani o gözlerin gibi güzel olan yıldızlar varya, onlar da kayar durmaz yerinde… Tıpkı gözlerinin beni benden alıp gittiği gibi, beni yalnız koyduğu gibi… O yüzden diyorum ki sevgili sen sen ol… Sakın dönme geri…

 

Leave a Reply