Esasında kendini çok kasmamak lazım eğer kaybediyorsan. Kaybetmek gereklidir bazen.

Senin kaybın başkasına ödül ya da nimet oluyordur aynı anda. Başkalarının da nasiplenmesine fırsat vermek büyüklüktür ve karşılığı sonradan mutlaka gelir.
Bırakmak istemezsin elindekini, mücadele edersin her ne kadar elindekinin kayıp gittiğini görsen bile.

Oysa bırak eksilsin bir şeyler sahip olduklarından ve bekle bunu kabul ediyor olmanın hafifliğini ve ödüllerini.

Ancak şansa kazanmış olduğuna inanmayanların yapabileceği bir şeydir bu. Çünkü o, yeniden sahip olabilme konusunda endişe duymamaktadır zira nasıl tekrar kazanabileceğini biliyordur.
ma kişi kısmetli olduğu için sahip ise bir şeye, ya onu kaybederse diye yanar tutuşur. Buda onun sınavıdır ve onun için kısmet ismi altında ona sunulmuştur zaten.
Kaybetmekten korkmayanlar kazanmaktadır daha çok.
Kimisi blöf zanneder çok yanılır.

Kurşunun üzerine giden ölümsüz adam gibidir kendini bilenler.

Öldürülse de dirileceğini bilir ve onu öldüren kendini öldürür acizliği ile.

O sadece seyir eder acıyarak kendisine bunu yapmak cürettinde bulunmuş cahil katili.

Ancak cehalet zaten bu tarz cesaretin kaynağı olabilir.

Alev alev parlamak ve göz almak çok etkiliyicidir izleyenler için ama küllerinden yeniden alevlenenlerin yarattığı etki daha muazzam ve kalıcı olur.

Dolayısıyla yanmaktan hatta kül olmaktan asla korkmam. Zira küllerimden kendimi yeniden var etmek, bir ömürde bir kaç hayat yaşayabilme imkanını getirir bana.

Leave a Reply